Daha fazla bilgi için KVKK bilgilendirmemizi, çerez kullanım ve gizlilik koşullarını inceleyebilirsiniz.
Oturum yönetimi, güvenlik ve temel site işlevleri için gereklidir. Bu çerezler olmadan site düzgün çalışmaz ve devre dışı bırakılamaz.
Ziyaretçilerin siteyi nasıl kullandığını anonim olarak ölçeriz. Hangi sayfaların popüler olduğunu ve kullanıcıların nerede zorluk yaşadığını anlamamıza yardımcı olur.
Size ve ilgi alanlarınıza uygun reklamlar göstermek için kullanılır. Kapatırsanız reklamları görmeye devam edersiniz, ancak daha az alakalı olabilirler.
Türk Hava Yolları Tarifeli Seferleri İle Londra Gidiş - Edinburgh Dönüş
Turumuzun ilk günü sabah Türk Hava Havayolları’nın, saat 15:25 hareketli tarifeli uçuşu ile İstanbul Havalimanı’ndan hareket ediyoruz. Yaklaşık 4 saatlik yolculuğun ardından, yerel saatle sabah 16:30’d1 Londra Gatwick Havalimanı’na iniş yapıyoruz. Pasaport ve bagaj işlemlerimizin ardından, doğrudan Londra’yı keşfetmeye başlıyoruz.
Panoramik şehir turumuz sırasında İngiltere’nin en simgesel yapılarından biri olan Buckingham Sarayı, yemyeşil doğasıyla ünlü Hyde Park ve ülkenin sembol yapılarından Big Ben gibi pek çok önemli noktayı dışarıdan görüyor, rehberimizin anlatımları eşliğinde şehir hakkında ilk izlenimlerimizi ediniyoruz. Trafalgar Meydanında biraz dinlenmemiz ve yemek yiyebilmemiz için kısa bir ara veriyoruz. Şehir turunun ardından otelimize transfer oluyoruz, serbest zaman.
Sabah kahvaltısının ardından, arzu eden misafirlerimizle birlikte tam günlük ekstra Büyük Londra Turu. (120 £)
Londra’nın hem tarihi hem de modern yüzünü keşfedeceğimiz dolu dolu turumuza başlıyoruz. İlk durağımız, Londra’nın finans merkezi olarak bilinen City of London bölgesi oluyor. Roma dönemine kadar uzanan köklü geçmişiyle bu bölge, günümüzde gökdelenlerle çevrili olmasına rağmen tarihî dokusunu korumayı başarmıştır.
Yürüyüş turumuza, şehrin en eski ve en önemli dini yapılarından biri olan St Paul’s Cathedralile başlıyoruz. Sir Christopher Wren tarafından tasarlanan bu etkileyici katedral, özellikle devasa kubbesiyle Londra siluetinin en ikonik yapılarından biridir.
Turumuzun devamında, Londra’nın simgelerinden biri olan Tower of London’ı panoramik olarak görüyoruz. 11. yüzyılda inşa ettirilen bu yapı, tarih boyunca saray, hapishane ve hazine olarak kullanılmıştır. Hemen yanında yer alan ve modern Londra’nın sembollerinden biri haline gelen Tower Bridge köprüsünde fotoğraf molası veriyoruz.
City turumuzun devaminda Londra sehrinin en populer sokak lezzetleri duraklarindan biri olan Borough Markette ögle yemegi molasi vererek, gunun ilk yarisini tamamliyoruz.
City of London turumuzu tamamladıktan sonra, Londra’nın siyasi ve kraliyet merkezi olan City of Westminster bölgesine geçiyoruz. Burada ilk durağımız, İngiliz monarşisinin en önemli sembollerinden biri olan Buckingham Palace oluyor.
Turumuzun devamında, İngiltere’nin siyasi kalbi sayılan Parlamento Binası (Palace of Westminster) ve hemen yanında yer alan Big Ben görülecektir.
Yürüyüş turumuz sırasında ayrıca Westminster Abbey’yi panoramik olarak görüyoruz. Kraliyet taç giyme törenlerinin yapıldığı bu tarihi yapı, İngiltere tarihinin en önemli mekânlarından biridir.
Turumuzun son bölümünde, Londra’nın en canlı meydanlarından biri olan Covent Gardendabir serbest zaman veriyoruz. Dileyen misafirlerimiz çevredeki mağazaları gezebilir, kafelerde vakit geçirebilir veya şehir atmosferinin tadını çıkarabilirler.
Belirlenen saatte buluşmamızın ardından otelimize dönüş ve turumuzun sonu.
Otelde alacağımız kahvaltının ardından, Büyük Britanya’nın farklı yüzlerini keşfedeceğimiz keyifli bir gün için Galler’in başkenti Cardiff’e doğru yola çıkıyoruz. Yolculuğumuz boyunca İngiltere’nin doğal manzaraları eşliğinde ilerlerken, bu rotanın sadece bir şehirler arası geçiş olmadığını, aynı zamanda başlı başına bir deneyim sunduğunu hissedeceksiniz.
Bu güzergâhta dileyen misafirlerimiz için ekstra olarak düzenlenen Windsor & Bath turu (100£) önemli bir alternatif olarak sunulmaktadır. Bu tura katılan misafirlerimiz ile ilk durağımız, İngiltere’nin en köklü ve en prestijli kasabalarından biri olan Windsor oluyor. Yaklaşık 1,5 saatlik yolculuğun ardından ulaştığımız bu şirin kasaba, kraliyet ailesi ile özdeşleşmiş yapısı ve tarihi dokusuyla öne çıkar.
Burada gerçekleştireceğimiz yürüyüş turu sırasında, İngiltere Kraliyet Ailesi’nin resmi konutlarından biri olan ve halen aktif olarak kullanılan Windsor Kalesini panoramik olarak görme imkânı buluyoruz. Taş sokaklar, küçük butik dükkânlar ve Thames Nehri kıyısındaki huzurlu atmosfer, Windsor’u yalnızca tarihi bir durak değil, aynı zamanda keyifli bir keşif noktası haline getirir. Bu bölümde verilecek kısa serbest zamanda misafirlerimiz çevreyi keşfedebilir, fotoğraflar çekebilir ve kasabanın sakin ritmini hissedebilirler.
Windsor ziyaretimizin ardından rotamızı İngiltere’nin en karakteristik şehirlerinden biri olan Bath’a çeviriyoruz. Roma dönemine kadar uzanan köklü geçmişiyle Bath, mimarisi ve atmosferi ile adeta açık hava müzesini andırır. Şehre ulaştığımızda gerçekleştireceğimiz yürüyüş turunda, bölgenin en önemli simgelerinden olan Pulteney Köprüsü, etkileyici mimarisiyle dikkat çeken The Royal Crescent ve şehrin tarihi dokusunu yansıtan sokaklar görülmektedir. Bu yürüyüş sırasında Bath’ın sadece tarihi değil, aynı zamanda estetik açıdan da ne kadar etkileyici bir şehir olduğu açıkça hissedilir.
Bath gezimizin ardından İngiltere’den ayrılarak Galler bölgesine doğru yolculuğumuza devam ediyoruz. Sınırı geçtiğimiz andan itibaren, mimari yapıdan şehir düzenine kadar farklı bir atmosferin içine girdiğinizi fark edersiniz. Galler’in başkenti olan Cardiff’e varışımızla birlikte, günün son keşif bölümüne başlıyoruz.
Cardiff’te gerçekleştireceğimiz panoramik şehir turunda, şehrin hem modern hem de denizle iç içe yapısını gözlemleme imkânı buluyoruz. Tur sırasında, Cardiff’in en canlı noktalarından biri olan Deniz Kızı İskelesi (Mermaid Quay), çağdaş mimarisiyle dikkat çeken Millennium Centre ve tarihi önemi bulunan Pierhead Binası görülecek yerler arasında yer almaktadır. Bu bölgede hissedilen atmosfer, Cardiff’in klasik bir başkentten ziyade daha sakin, daha yaşanabilir ve daha dengeli bir şehir yapısına sahip olduğunu gösterir.
Günün sonunda otelimize transferimizi gerçekleştiriyoruz. Gün boyunca farklı şehirler, farklı kültürler ve farklı atmosferler deneyimlediğimiz bu özel günün ardından Cardiff’teki otelimizde konaklama ile programımızı tamamlıyoruz.
Sabah otelde alacağımız kahvaltının ardından, Chester’a doğru yola çıkıyoruz. Dileyen misafirlerimiz extra düzenlenecek Stratford - Upon – Avon – Birmingham (100£) turumuza katılabilir.
Otelde alacağımız kahvaltının ardından, İngiltere’nin kültürel ve tarihi açıdan en önemli duraklarından biri olan Stratford-upon-Avon’a doğru hareket ediyoruz. Bu şehir, dünya edebiyatının en önemli isimlerinden biri olan William Shakespeare’in doğup büyüdüğü yer olmasıyla büyük bir öneme sahiptir. Yolculuğumuz sırasında İngiltere’nin kırsal manzaraları eşliğinde keyifli bir rota izlerken, ülkenin doğal güzelliklerini de yakından gözlemleme fırsatı buluyoruz.
Stratford-upon-Avon’a varışımızın ardından gerçekleştirilecek panoramik şehir turu ile, bu özel kasabanın tarihi atmosferini hissediyoruz. Shakespeare’in doğduğu evin bulunduğu bölge başta olmak üzere, şehrin karakteristik yapısı, taş evleri ve sakin sokakları eşliğinde keyifli bir keşif yapıyoruz. Bu tur sırasında rehberimizin anlatımları ile hem Shakespeare’in hayatına hem de bu şehrin edebiyat dünyasındaki yerine dair önemli bilgiler edinme fırsatı buluyoruz.
Panoramik turumuzun ardından misafirlerimize kısa bir serbest zaman verilmektedir. Bu süre içerisinde dileyen misafirlerimiz kasabanın sokaklarında yürüyüş yapabilir, küçük hediyelik eşya dükkânlarını gezebilir ya da bölgenin huzurlu atmosferinin tadını çıkarabilirler.
Serbest zamanın ardından rotamızı İngiltere’nin en önemli sanayi ve ticaret şehirlerinden biri olan Birmingham’a çeviriyoruz. Şehre varışımızın ardından gerçekleştireceğimiz panoramik şehir turunda, Birmingham’ın modern yapısını, gelişmiş şehir planlamasını ve dinamik atmosferini yakından gözlemleme imkânı buluyoruz. Bu tur, İngiltere’nin sadece tarihi değil aynı zamanda modern yüzünü de keşfetmemizi sağlayan önemli bir durak niteliğindedir.
Turumuzun ardından günün yorgunluğunu atmak ve konaklama için Chester’a doğru hareket ediyoruz. Yolculuğumuzun sonunda Chester’daki otelimize ulaşıyor ve gün boyunca farklı kültürel ve tarihi noktaları deneyimlediğimiz bu dolu dolu günün ardından konaklamamızı gerçekleştiriyoruz.
Otelde alacağımız kahvaltının ardından güne, İngiltere’nin en karakteristik şehirlerinden biri olan Chester’ı keşfederek başlıyoruz. Tarihi dokusu ve korunmuş mimarisi ile öne çıkan bu şehirde gerçekleştireceğimiz panoramik şehir turu sırasında, Chester’ın simgelerinden biri olan Eastgate Saat Kulesi, şehrin ruhunu yansıtan Chester Katedrali ve alışveriş caddeleri ile ünlü Grosvenor Caddesi başlıca görülecek yerler arasında yer almaktadır. Chester’ın taş sokaklarında ilerlerken, İngiltere’nin klasik şehir yapısını en net hissedebileceğiniz duraklardan birinde olduğunuzu fark edeceksiniz.
Chester gezimizin ardından rotamızı müzik ve kültür denildiğinde ilk akla gelen şehirlerden biri olan Liverpool’a çeviriyoruz. Şehre varışımızla birlikte gerçekleştireceğimiz panoramik turda, Liverpool’un en önemli noktalarını keşfetme imkânı buluyoruz. Liman bölgesinde yer alan Albert Dock, şehrin ticari geçmişini yansıtan en önemli alanlardan biri olarak dikkat çekerken, dünyaca ünlü müzik grubu The Beatles’a adanmış The Beatles Story Müzesi ve ihtişamlı yapısıyla öne çıkan Liverpool Katedrali görülecek yerler arasında yer almaktadır. Liverpool’da geçirdiğimiz bu süre boyunca, şehrin hem tarihi hem de kültürel zenginliğini yakından gözlemleme fırsatı buluyoruz.
Turumuzun ardından İngiltere’nin doğal güzellikleri ile ünlü bölgelerinden biri olan Göller Bölgesi (Lake District) için alternatif bir program sunulmaktadır. Dileyen misafirlerimiz ekstra olarak düzenlenen Windermere Turu’na katılabilirler. (80 £) katılabilirler. Bu tur kapsamında, İngiltere’nin en büyük gölü olan Windermere çevresinde doğa ile iç içe, huzur dolu bir deneyim yaşama imkânı bulurlar. Bölgenin sakin atmosferi, yeşilin her tonunu barındıran doğası ve göl manzarası, turun en dinlendirici ve etkileyici anlarından biri olarak öne çıkar.
Programımızın devamında İskoçya’ya doğru yolculuğumuza başlıyoruz. Yol boyunca manzaralar yavaş yavaş değişirken, farklı bir coğrafyaya geçtiğinizi hissedersiniz. Günün sonunda Glasgow’daki otelimize ulaşıyor ve konaklamamızı gerçekleştiriyoruz. Gün boyunca hem tarihi şehirleri hem de kültürel ve doğal zenginlikleri deneyimlediğimiz bu dolu dolu günün ardından, İskoçya’daki keşiflerimize hazır bir şekilde dinlenmeye çekiliyoruz.
Otelde alacağımız kahvaltının ardından güne İskoçya’nın en önemli şehirlerinden biri olan Glasgow’u keşfederek başlıyoruz. Gerçekleştireceğimiz panoramik şehir turu sırasında, Glasgow’un tarihi ve kültürel dokusunu yansıtan pek çok önemli noktayı görme imkânı buluyoruz. Şehrin en dikkat çekici yapılarından biri olan Glasgow Katedrali, mimarisi ve geçmişi ile öne çıkarken, şehrin kalbi sayılan George Meydanı ve çevresindeki tarihi yapılar, Glasgow’un hem geçmişine hem de bugünkü yaşamına ışık tutar. Bunun yanı sıra City Chambers gibi önemli yapılar da turumuz sırasında görülecek yerler arasında yer almaktadır.
Glasgow’daki keşfimizin ardından rotamızı İskoçya’nın başkenti olan Edinburgh’a çeviriyoruz. Yolculuğumuz boyunca manzaranın değiştiğini, mimarinin farklılaştığını ve İskoçya’nın kendine has atmosferinin daha da belirginleştiğini hissedersiniz. Edinburgh’a varışımızın ardından şehir turumuza başlıyoruz. Bu tur sırasında şehrin en önemli simgelerinden biri olan Edinburgh Kalesi’ni dışarıdan görüyor, şehrin tarihi dokusunu yansıtan Royal Mile boyunca ilerliyoruz. Ayrıca Scott Anıtı gibi önemli yapılar da turumuz sırasında panoramik olarak görülecek yerler arasında yer almaktadır.
Edinburgh’un dar sokaklarında ve tarihi yapıları arasında ilerlerken, şehrin kendine özgü mistik havasını hissetmek mümkündür. Bu atmosfer, Edinburgh’u diğer şehirlerden ayıran en önemli özelliklerden biridir ve bu tur sırasında bu hissi yakından deneyimleme fırsatı bulursunuz.
Şehir turumuzun ardından otelimize transferimizi gerçekleştiriyoruz. Günün geri kalanında dinlenme ve serbest zaman imkânı sunulmaktadır. Dileyen misafirlerimiz için akşam saatlerinde rehberimiz eşliğinde ekstra olarak düzenlenecek İskoç Gecesi turu. (100 £) Bu program kapsamında İskoç kültürünü daha yakından tanıma, geleneksel müzikler ve gösteriler eşliğinde keyifli bir akşam geçirme imkânı bulunmaktadır.
Günün sonunda Edinburgh’daki otelimizde konaklama ile programımızı tamamlıyoruz. Bu gün, hem şehir hem kültür hem de atmosfer açısından turun en etkileyici bölümlerinden biri olarak hafızalarda yer eder.
Otelde alacağımız kahvaltının ardından serbest zaman
Arzu eden misafirlerimiz ile birlikte, İskoçya’nın hem doğal hem de tarihi güzelliklerini bir arada sunan extra Falkirk, Stirling ve Kilmahog turu (100 £) için hareket ediyoruz. Bu özel rota, gün boyunca İskoçya’nın farklı yüzlerini keşfetme imkânı sunarken, aynı zamanda unutulmaz manzaralar eşliğinde keyifli bir yolculuk deneyimi yaşatır.
İlk durağımız Falkirk bölgesinde yer alan ve İskoçya’nın modern simgelerinden biri haline gelmiş olan Kelpies heykelleri oluyor. At figürlerinden ilham alınarak tasarlanan bu devasa heykeller, hem görkemli yapıları hem de etkileyici hikâyeleri ile dikkat çeker. Burada verilecek kısa molada bu benzersiz yapıları yakından görme ve fotoğraflama imkânı buluyoruz.
Ardından rotamızı İskoç tarihinin en önemli şehirlerinden biri olan Stirling’e çeviriyoruz. Stirling, sadece bir şehir değil, aynı zamanda İskoçya’nın bağımsızlık mücadelesinin en önemli sahnelerinden biridir. Rehberimizin anlatımları eşliğinde William Wallace ve Robert the Bruce gibi İskoç tarihinin simge isimlerinin hikâyelerini dinlerken, bu toprakların geçmişine daha yakından tanıklık ediyoruz. Stirling Savaşı’nın izlerini ve Bannockburn Anıtı’nın önemini öğrenirken, tarih ile iç içe bir keşif gerçekleştiriyoruz.
Turumuzun devamında Wallace Anıtı’nı panoramik olarak görüyor ve ardından doğa ile baş başa kalacağımız Kilmahog bölgesine doğru ilerliyoruz. Bu noktada, İskoçya’nın doğal güzellikleri kendini en saf haliyle göstermeye başlar. Yeşilin her tonunu barındıran doğası, sakin atmosferi ve huzur veren manzaraları ile Kilmahog, turun en dinlendirici duraklarından biri olur.
Burada verilecek serbest zaman sırasında misafirlerimiz çevrede yürüyüş yapabilir, bölgenin doğal güzelliklerinin tadını çıkarabilir ya da küçük hediyelik eşya dükkânlarını gezebilirler. Bu anlar, turun en sakin ama en keyifli anları arasında yer alır.
Günün sonunda, doğa ve tarihin iç içe geçtiği bu keyifli deneyimin ardından Edinburgh’daki otelimize dönüş sağlıyoruz. Gün boyunca yaşadığımız farklı atmosferlerin ardından, İskoçya’nın ruhunu daha yakından hissetmiş olarak konaklamamızı gerçekleştiriyoruz.
Sabah otelde alacağımız kahvaltı ve odaların boşaltılması ardından, rehberimizin belirleyeceği saatte havalimanı transfer. Türk Havayolları’nın 16:20 saatli uçuşu ile İstanbul’a dönüş ve turumuzun sonu.
Not:
Konaklama yapılacak oteller yarı merkezi bölgelerde yer alacak olup, şehir merkezine ulaşım için toplu taşıma araçlarının kullanılması gerekmektedir.
Konaklamaya, otelde alınacak sabah kahvaltısı dahildir. Kahvaltı içeriği otelin uygulamasına bağlı olarak bölgesel farklılıklar gösterebilir; Avrupa standartlarında, genellikle kontinental tarzda sunulmaktadır.
Programda yer alan ekstra turların gerçekleştirilebilmesi için minimum 15 kişilik katılım şartı aranmaktadır. Katılım sayısının altına düşülmesi durumunda ilgili turun yapılamayabileceği unutulmamalıdır.
Extra tur programları ve günleri rehber ve operatör tarafından değiştirilebilir.
Ekstra turlarda metro, tren, otobüs, vapur gibi yerel ulaşım araçları kullanılabilir. Bu sayede hem trafik kaynaklı zaman kaybının önüne geçilir, hem de şehrin gerçek yaşamına daha yakından tanıklık etme fırsatı elde edilir.
İlk yorumu siz yapın